‘İklim değişikliği ve küresel ısınma yangın riskini artırmaya devam ediyor’

28 Temmuz’da Antalya’nın Manavgat ilçesinde başlayan ve kısa zamanda Türkiye’nin neredeyse tüm güney illerini etkileyen orman yangınları, doğal afetlere ve ani gelişen olumsuzluklara karşı her zaman hazırlıklı ve tedbirli olmanın önemini bir kez daha hatırlattı. Sompo Sigorta Kurumsal Teknik ve Kurumsal Satış Genel Müdür Yardımcısı Uğur Özer, ani gelişen olumsuzluklarda devreye giren İş Yeri Sigortası’nın hem iş yerini hem işvereni hem de çalışanları güvence altına aldığını ve işletmeler için büyük önem taşıdığını ifade etti. Son aylarda ortaya çıkan yangınlar nedeniyle başta Türkiye olmak üzere Rusya’dan İtalya’ya, Yunanistan’dan ABD’ye kadar birçok ülkede on binlerce hektarlık alan küle dönmüş durumda. İklim uzmanları, küresel ısınmanın sonucunda ortaya çıkan iklim değişikliği ile hava sıcaklıklarının her geçen yıl daha da artacağı konusunda uyarıyor. Bu durum da yangın, sel-su baskını gibi birçok doğa olayını yaşayabileceğimizi gösteriyor.                                                                         

İKLİM KOŞULLARI SİGORTA FARKINDALIĞINI ARTIRIYOR                                                                                                                                                           

Son yaşanan yangınlarla beraber doğal afet teminatlarına ve iş yeri sigortalarına yönelik farkındalığın arttığını belirten Sompo Sigorta Kurumsal Teknik ve Kurumsal Satış Genel Müdür Yardımcısı Uğur Özer, konuyla ilgili şunları söyledi: “İBB verilerine göre İstanbul’da 2021 yılının ilk dört ayında toplam yangın sayısı 7 bin 691 olarak kaydedildi. Yılın ilk dört ayında yanan yerlerin kullanım alanına göre yangın sayıları incelendiğinde, yapılaşmanın olmadığı yerlerde toplam 3 bin 265 yangın gerçekleşti. Yapılaşmanın olduğu yerlerdeki yangın sayısı 3 bin 825 olurken, araç yangınları 601 olarak kayıtlara geçti. Yangın çıkan yerlerin yapısal özelliklerine bakıldığında ilk sırada betonarme binalar yer aldı. Özellikle konumları ve faaliyet alanları üzerinden farklı risk durumları ile karşı karşıya kalabilecek iş yerlerini sigorta ile güvence altına almak öncelikli olmalı.”                                                                                                                                                                                                                                           

‘İŞ YERİ SİGORTASI ŞİRKETLERİN GELECEĞİNİ KORUYOR’                                                                                                                                                           

Gün geçtikçe iklim değişikliğinin etkilerini daha yakından yaşamaya başladığımızın altını çizen Uğur Özer, sözlerine şöyle devam etti: “Son dönemde çıkan orman yangınlarımızı üzülerek takip ettik. Hangi ülke ya da coğrafyada olursa olsun, yanan her ağacın, yok olan her bitkinin ekosisteme ve küresel ısınmaya etkisi kritik derecede önemli. Her ne kadar çıkan yangınlar ormanlarda da olsa yerleşim bölgelerine de sıçradı. Önceliğimiz tabi ki yaşamın devam etmesi ancak iklim değişikliği her geçen gün etkisini arttırırken iş yerlerimizdeki riskler de giderek artıyor. Konut ve işyerlerinde sigorta güvencesi olmazsa olmazımız konumunda. Yaşanan üzücü olaylardan ders çıkartmalı ve gerekli güvenlik önlemlerini almalıyız. Özellikle iş yerlerinde çalışan kişi sayılarını göz önüne aldığımızda iş yeri sigortaları kritik öneme sahip. Güvenli iş yerleri ve çalışma sahaları yaratmak için iş yeri sigortasının mutlaka yapılması gerekiyor. İş Yeri Sigortası; beklenmeyen durumların getirdiği maddi zararların önüne geçerek; hem iş yerini, hem işvereni hem de çalışanları güvence altına alıyor.” ‘EN BÜYÜK ÇÖZÜM RİSKLERİ MİNİMUMA İNDİRMEK’ Aşırı sıcakların, özellikle endüstriyel tesislerde yangına sebebiyet verebildiğini belirten Uğur Özer, bu afete karşı alınacak en büyük çözümün, riskleri minimuma indirmek olduğunu söyleyerek, yangın konusunda öne çıkan riskleri şöyle sıraladı: • Açık sahada bulunan yanıcı-parlayıcı ürünlerin yanması ve yakın çevreye sirayet etmesi, • Yanıcı-parlayıcı depolanan varil ve tankların sıcağa maruz kaldıklarında genleşerek patlaması, • Solvent tanklarının aşırı sıcağa bağlı olarak yanması veya patlaması, • Tesis sahasında veya tesise yakın konumdaki kuru otların (cam parçası ve/veya izmarit gibi tutuşturucularla) yanarak işletmeye sirayet etmesi, • Açık saha silolarında (hububat, melas vb.) kullanılan fanların arızalanması ve buna bağlı olarak üründe kızışma, • Kompanzasyon pano odaları ve trafo odaları gibi elektrik yükünün ve ısının fazla olduğu noktalarda arızalanma ve kısa devre, • Ormanlık bölgeye yakın tesislerde orman yangınlarının sirayet etmesi                                                                                                                                                 

YANGINDAN KORUNMAK İÇİN ALINABİLECEK TEDBİRLER                                                                                                                                                             

Ani gelişen olumsuzluklara karşı teminat veren İş Yeri Sigortası’nın, beklenmeyen durumların yarattığı maddi zararların önüne geçerek güvence sağladığını belirten Özer, KOBİ’lerin yangından korunmak için alabilecekleri kolay ve etkili tedbirleri ise şu şekilde sıraladı: • Yanıcı-parlayıcı ürünlerin doğrudan sıcağa maruz kalmayacak şekilde izole edilmiş ve havalandırmalı bağımsız alanlara muhafaza edilemesi. • Genleşme ihtimali olan varillerin ve benzeri kimyasal ürün içeren kapların doğrudan sıcağa maruz kalmayacak şekilde izole edilmiş ve havalandırmalı bağımsız alanlarda depolanmalı. • Solvent tanklarının üzerinde mutlaka soğutma amaçlı duşlama sistemlerinin ve söndürme amaçlı sprinkler sisteminin bulundurulması. • Tesis sahasında veya tesise yakın konumdaki kuru otların uzamasına müsaade etmeden periyodik olarak temizlenmesi, cam gibi tutuşturucuların bölgeden uzaklaştırılması ve sigara içme alanları dışında sigara içilmemesi kuralına kesinlikle uyulmalı. • Silolarda kullanılan fanların özellikle yaz dönemlerinde periyodik bakım ve kontrolleri sıklaştırılmalı. • Kompanzasyon pano odaları ve trafo odaları gibi alanlar iyi izole edilmeli ve yeterli seviyede temiz/soğuk hava sirkülasyonu sağlanarak sıcaklığın stabil tutulması gerekmektedir. • Ormanlık bölgeye yakın tesislerde bölgeyi izleyebilecek CCTV (kapalı devre televizyon) sistemi kurulmalı ve sirayet mesafesi çok düşük ise bölgede sulu söndürme sistemleri ve ekipmanları hazır bulundurulmalı.

YETKİLİ ACENTELİKLERİMİZ